Albümünün adı neden "Bir Sonraki"?
Albümün bitmesine birkaç gün kalmıştı. Klip çekimlerine başlamıştık ama albümün hala adı yoktu. İlk albümdeki gibi bir şarkının ismini almak istemiyordum. Albümün benim için ne ifade ettiğini düşündüm. Aklıma İngilizce 'next' kelimesi geldi. Türkçe sözlüğü açıp baktım, "Bir sonraki" yazıyordu. "Tamam, budur!" dedim. Çünkü bu albümde başka bir sound ve başka bir Eylem var.
Albümü İngiltere'de yapmışsınız.
Evet. Orada Kevan Frost, John Themis, Wesley Johnson, Alan Emptage, Geoff Pesche gibi çok başarılı ve güzel isimlerle çalıştım. Albüm hazırlıkları biraz uzun sürdü. Aklım hep İstanbul'daydı ama. Arkadaşlarımdan gelen mesajları okuyordum sürekli. Özlüyordum buraları. Mastering aşamasına kadar her şeyi İngiltere'de yaptık. Kevan'la John bana çok fikir verdi. Ne istediğimi bildiklerinden, gerçekten istediğim gibi bir albüm yaptılar. Bilmediğim konularda onlara hep güvendim. Annem, babam ve kız kardeşim bana çok destek oldu.
Neden albümü Türkiye'de yapmayı tercih etmedin?
Gelecek albümleri burada yapmak isterim tabii ama İstanbul'da henüz müzik çevrem yok. Tanımadığım müzisyenlerle zorlanarak çalışırsam ortaya güzel bir şey çıkmayabilir. Ben İngiltere'de tanıdığım, bildiğim ve güvendiğim insanlarla çalışmaktan mutluyum. Oradaki arkadaşlarım bana hemen adapte oldular, onun için zorlanmıyorum. Sonuçta ben İngiltere'de doğup büyüdüm ama Türk kızıyım, Türk müziği yapıyorum. Türkiye'deki insanlara kalça sallatacak, onları şak şak oynatacak bir şeyler yapmak istedik. Çünkü benim piyasam burası. Ama İngilizce de söylüyorum, çünkü İngilizce sözlü şarkılarla Türkiye'yi dünyaya tanıtmak istiyorum. Türkiye'ye özgü dokuz sekizlik ritimler albümde çok var.
İki dilde albüm yapmanın getirisi oluyor mu? Türkiye'de nasıl karşılanıyor?
Ben şarkılarıma birazcık İngilizce katıyorum. Biliyorum ki oradaki sound Türkçe. Bu benim stilim, arkasında duruyorum. Ama beğenmeyenlere saygım var. Her gün Türkçe müzik adına bir şeyler öğrenmem gerektiğini biliyorum. Yakında darbuka dersleri almaya başlayacağım. Fransa'ya eğitim almaya gideceğim. Tüm Türk Sanat Müziği şarkılarını söyleyebilmek istiyorum. Dolu dolu bir şarkıcı olmak istiyorum. Küçüklüğümden beri Türkçe şarkılar söylüyorum, bu yüzden o ritimleri söylemek kolay geliyor. Umarım gelecekte daha güzel söyleyeceğim.
Albümde 'Şinanay', 'Yüksek Yüksek Tepelere' gibi türküler de var. Bunları nasıl seçtin?
Bunlar çok sevdiğim türküler. 'Şinanay' bana düğünleri, coşkulu anları hatırlatıyor. Küçükten büyüğe herkes bu türküyü bilir, bu türküde dans eder. Bir arkadaşıma "Bu türkünün içine tatlım, şekerim gibi kelimeler katsak nasıl olur?" diye sordum, "Ooo, olay olur!" dedi. Geri vokallere çok özen gösterdik. İçine İngilizce ve Türkçe yeni kelimeler katarak hareketli bir şarkı yaptık. Sazlar, ney sesleri kullandık. Çok bilinen şarkıları değiştirmek riskli olabiliyor ama hayat biraz politika. Eylem'in şarkısı olduğunu göstermek için de adını 'Şinanay Darling' koyduk.
İstanbul'u çok sevdiğin belli. 'Shake It In İstanbul' şarkısını nasıl yazdın?
İlk albümdeki 'Mız Mız' şarkısı için Taksim Meydanı'na yakın yüksek bir binanın çatı katında klip çekiyorduk. Hatta o gün başka bir klip daha çekecektik. Saçlarım kıvrılmadı, makyajım çok uzun sürdü... Çok sıkıldım. Taksim'e bakarken elime darbukayı alıp şarkı söylemeye başladım. O an 'Shake It In İstanbul' şarkısını hayal ettim. Şarkının ilk 30 saniyesini kafamda canlandırdım. İngiltere'de kayıtlarını yaptık.
İyi Türkçe konuşamadığın için canının sıkıldığını söylemiştin. Şarkı yazarken zorlanıyor musun?
Türkçe kelimeler için sürekli sözlüğe bakıyorum, çevremdekilerden yardım istiyorum. İnsanlar çok gülüyor bu duruma. Yoksa bu albümü dokuz ayda bitiremezdim. Bütün şarkılarımı kendim yapmak istiyorum. İlk albümdeki 'Turkish Delight' gibi bana yazılan özel şarkıları söylemeyi de çok seviyorum. Bir hikayesi olduğu ve bana yazıldığı için o şarkının yeri çok özel.
Albümde hep hareketli şarkılar var. Hüzünlü şarkılar bile eğlenceli melodilerle süslenmiş. Bu aslında gördüğüm kadarıyla senin hayatının bir yansıması. Hayata pozitif bakıyorsun.
Hep pozitif olmayı istiyorum ama beceremediğim zamanlar da oluyor.
"Bir kötü söze / Güzel bir şey söyle / Bir gülüş yeter / Değişir düşünceler" diyorsun 'Hayat' şarkında...
Dokuz ay boyunca insanlar bana mesajlar attı: Eylem nasılsın, neredesin, albüm nasıl gidiyor? Müziğimi sevmeyen insanlar da mesaj yazdı, ama onların yazdığı birkaç söz kötü sözü güzel sözler silip attı. Bu şarkıyı bunun üzerine yazdım. Ben her şeye iyi gözle bakıyorum. Kalbim kırılsa bile kendimi değiştirmeye çalışmıyorum. Kadınlar her şeyi negatife çevirebiliyor bazen. Ben pozitifliğe inanıyorum. Güzel şarkılar söyleyip güzel mesajlar vermek istiyorum. Küçük hayranım çok. Beni örnek aldıklarını görüyorum. Benim hayallerim gerçekleşti, onların da hayalleri gerçek olabilir. Bulunduğum pozisyonun değerli olduğunu biliyorum. Meşhur olduğum için değil ama, küçük hayranlarıma örnek olduğum için değerli. Konserlerde çocukları sahneye alıyorum, birlikte dans ediyoruz. "Ben de dansçı olacağım" diyorlar, çok mutlu oluyorum. İnsanın bir şey yapması için kendi olması ve gücüne inanması yeterli. Hayat bitiyor, geriye sadece birilerinin hafızasında bıraktığımız anılar kalıyor.
Sen içindeki gücü nasıl dışarı çıkarıyorsun?
Temizlik yapıyorum (gülüyor). Kendime zaman ayırıyorum. Her zaman verici bir insan oluyorum.
Yorucu olmuyor mu bu kadar verici olmak?
Evet, oluyor. Ben kendime bunu daha çok yakıştırıyorum. Tanrı herkese farklı hediyeler vermiş. Herkesin güçlü ve zayıf yanları var. Ben bir işe başlarken her zaman güçlü noktamdan destek alarak başlıyorum.
Peki zayıf noktaların neler?
Çok var! Yanlış bir şey yaptığımda kendi kendimi yiyorum ama bunu kendimi güçlendirmek adına yapıp olumluya dönüştürüyorum. Aynı hatayı başkası yapsa hiçbir şey demem aslında. Bir de, fazla titizim mesela.
Aşkta zayıflıkların var mı?
Aşka kendimi kolay kaptırmam. Hep kendimi kontrol etmeyi bilirim. Büyük konuşmak da istemiyorum ama, çünkü iki aşık gördüğümde bayılırım. Süper aşk var mı bilmiyorum, ama ben süper bir aşk istiyorum!
Hiç süper aşık oldun mu?
Güçlü duygular hissedip havalarda uçtuğum zamanlar oldu. Ama süper aşk mıydı bilmiyorum. Sonraki yıllarda geriye bakıp "İşte o süper aşkmış" diyebilirim, çünkü benim adını koymam için biraz zaman geçmesi gerekiyor. Önce yaşıyorum, sonra etiketini koyuyorum.
Şarkındaki gibi yere hep sağlam mı basarsın?
O şarkıyı hiçbir şey yapmadan kendine ödül veren insanlar için yazdım aslında. Bir şeyler yaşadım, onun üzerine yazdım. İnsanlar hiçbir şey yapmıyor, emek vermiyor, hiçbir şeyin değerini bilmiyor. Sanki yerde bulmuşçasına, kaybetmekten korkmuyorlar. Gücünün farkında olanları ve korkmadan insanın gözüne bakanları seviyorum. Ben sahnede kendimi çok güçlü hissediyorum. Normal hayatta daha farklı bir insanım. Beyonce sahnede nasıl 'Sasha'ya dönüşüp normal hayatında Beyonce olabiliyorsa, ben de iki farklı insan oluyorum.
Hayatta iki farklı insan olmak zor değil mi?
Ancak sahnede farklı bir insan olabilirsen, başka bir karaktere bürünebilirsen başarılı olabilirsin. Ben yapabileceğimi biliyorum, çünkü bende o karakter var. Kendime inanmasaydım bu işi yapmazdım zaten. İnsanlar ortada olmayan şeylerden bahsederek başarılı olmaya çalışıyorlar. Ben az konuşurum, işimi yaparım.
Magazin basınından da uzak duruyorsun. Nasıl başarıyorsun?
Aslında artık uzak durmuyorum. Albümümün magazin programlarında çalınmasını istiyorum çünkü o programları izleyenler de benim kitlem. Ama evimde röportaj vermem ya da sevgilimle birlikte kameralara konuşmam. Birileri hakkında magazin programlarına konuşmak benim stilim değil. Bildiğim şeylerden konuşurum ben, işimi anlatırım. Bilmediğim şeylerden bahsetmekten korkarım. İnsanın vizyonunun olması çok önemli. Bundan beş yıl sonraki Eylem'i bile şimdiden düşünüyorum.
Neler yapmak istiyorsun?
Oyunculuk eğitimi aldım, hatta birkaç dizide küçük rollerde oynadım. Küçüklükten beri oyunculuk yapmak istiyorum. Bir Türk markasının yüzü olmak ve o markayı dünyaya tanıtmak istiyorum. Mesela bir şampuan markasının. Küçüklükten beri şampuan reklamlarında saçlarını savuran kadınlara çok imrenmişimdir. Türk markası olması benim için çok önemli çünkü ben bir Türk kızıyım.
Türkiye'yi sevdiğini her fırsatta belli ediyorsun. Hangi geleneklerimizi sürdürüyorsun İngiltere'de?
Büyüklerimin yanında bacak bacak üstüne atamam. Her zaman konuşacağım zamanı bilmeye çalışıyorum. İngiliz arkadaşlarım ninemin elini öperler, benim evime girerken ayakkabılarını çıkarırlar. Saygısızlığa asla dayanamıyorum. Bizi biz yapan değerler bunlar. Albümdeki 'Yüksek Yüksek Tepelere' şarkısını da kına gecelerimizi çok sevdiğimden söyledim. İnsanların bir araya gelip yemek yemeleri, bir şeyler içmeleri çok hoşuma gidiyor. Arkadaşlar dolmalarıma bayılıyor. Türkiye'ye adımımı attım, sonuna kadar da yere sağlam basacağım!
sayı:5